google-site-verification=Yq11-MRVIsgX6O0ynKHw0nHNznvTe6_D9vKxBNwAgzE
WhatsApp
PAYLAŞ
KAYDIR

BLOG

Uluslararası ölçekte projeler için yeterli, güvenilir bir kuruluş olarak alanımızda ülkemizin bilgi ve deneyim birikimine katkıda bulunmaktır.

  • 664 Görüntüleme

Altın Oran Nedir, Nerelerde Kullanılır? Altın Oran Örnekleri Nelerdir?

Evrenin matematiği olarak bulunan altın oran, göze hoş görünmenin de altın kuralıdır. Evrendeki tüm bilgiler bu küçük matematik hesap sistemi üzerine kurulmuştur. Sanat eserleri, mimari yapılar bu hesaplama sistemiyle inşa edilmiştir. Hatta insan yüzlerinde altın oran dengesine en yakın yüz daha estetik kabul edilmektedir. Peki, altın oranın detayları nedir?

Matematik, sanat ve mimari gibi ölçülerin büyük önem taşıdığı bilim dallarında altın oran hesabı devreye girmektedir. Altın oran göze hitap eden geometrik orandır. İnsan yüzünde de altın oran hesabına en fazla yakın olan göze daha hoş görünmektedir. Dünyada tüm milimetrik hesaplar, altın oran dengesiyle bağlantılıdır.

Sanatta ve güzellikte sağladığı uyum ile ön plana çıkan altın oran dengesi, bazı yüzlerin ve sanatsal yapıtların göze hoş görünmesini sağlamaktadır. Bu konuda bilimsel bilgiye sahip olan sanatçılar, eserleriyle dikkat çekmektedir.

Altın Oran Nedir?

Varlıkların bütünsel görüntüsünün parçaları ile uyum dengesini yakalamasını sağlayan matematiksel ve geometrik hesaplamaya altın oran adı verilmektedir. Bütünün parçaları arasındaki uyum, altın oran dengesine ne kadar yakınsa o kadar estetik görünmektedir. Evrende var olan her şey altın oran dengesi üzerine kurulmuştur. Bir nevi evrenin matematiği olarak kabul edilmektedir.

Evrende var olan tüm varlıkların parçaları arasında matematiksel bir uyum söz konusudur. Bu sebeple bütün bilim dalları bu dengeyle yakından tanışmaktadır. Altın oran hesabı 1,618 değerine denk gelmektedir. Evrenin var oluşu matematik ve sayılar üzerine kurulmuştur. Bu duruma insanlar da dahildir.

Altın Oran Nerelerde Kullanılır?

Altın oran, sanat, matematik, mimari, mühendislik başta olmak üzere birçok alanda kullanılan bir hesaplama sistemidir. Temel dayanağı matematik ve geometriye dayandığı bilinen bir gerçektir. İlk defa Eski Mısır ve Yunanlılar tarafından keşfedilmiştir. Altın oran, tıpkı pi sayısı niteliklerine sahip bir sayıdır. İkisi de irrasyonel sayıdır.

Mısır ve Yunan döneminden itibaren bu sayı keşfedilerek sanat ve mimaride tüm eserlerde kullanılmıştır. Altın oranın ilk kullanıldığı yer ise Mısır Piramitlerinin yapım aşamasıdır. Osmanlı döneminden kalma cami, saray, han ve hamamların bir kısmı bu hesap dengesi baz alınarak yapılmıştır. Eski Mısır döneminden günümüze kadar birçok medeniyet keşfedilen bu hesaplamayı kullanagelmiştir.

Dünya üzerinde nesnelerin birçoğunda altın oran keşfedilmiştir. Keşfedilen varlıklardan biri de ayçiçeğidir. Ayçiçeği bitkisinin merkezinden dışarıya doğru altın oran dengesi kurulmaktadır. İnsan beyni ve vücudu da altın oran dengesiyle kurulmuştur. Tüm organların birbiriyle uyumlu çalışması, kuruluşu, beynin yapısında bu denge bulunmaktadır.

Sanatçıların eserleri altın oran dengesi baz alınarak ortaya çıkmıştır. Örneğin Leonardo Da Vinci'nin ünlü Mono Lisa tablosu bu oranın üzerine titizlikle yapılmıştır. Picasso, Mimar Sinan gibi ünlü sanatçıları eserleri buna örnektir. Kabe ve Mekke'nin çevresi de buna örnek verilebilmektedir.

MİMARİDE ALTIN ORANIN ÖNEMİ NEDİR?

Dünya üzerinde her şey birbiriyle bir uyum içerisindedir. Mesela doğada yeşilin tonları, ağaçlar birbiriyle uyum içerisinde. Gökyüzü kar beyazı bulutlarıyla kayısı rengi güneşiyle akşamüzeri ufuk manzarası birbiriyle uyum içerisinde. Dememiz o ki uyum nerede varsa orada bir ahenk var, bir doğallık var. Bu uyum her şeyde olduğu gibi mimari için de çok önemli. İşte mimari de ki altın orandan bahsedecek olursak sırasıyla

1) AHENK VE UYUM

Dünya üzerinde her şey bir uyum içerisindedir. Bu uyum sayesinde mükemmellik sağlanır. Uyumun en güzel örneğini size söyleyeceksek olursak eğer, iç mimari içinde koskoca bir ahenk bir uyum taşır. Bir mekâna girdiğiniz zaman oradaki renklerin birbirleriyle olan uyumu, ışık oyunları, kullanılan dekorasyonlar, perdeler dahi birbiriyle barışık olmalıdır. Girdiğiniz andan itibaren sizde orada kalma isteği uyandıran, içinizi saran o rahatlık hissi doğru ahengin yakalandığına işaret eder.  Acele etmek hepsini bir arada yapmak bu ahenk ve uyumu yakalamanıza engel olacaktır. O yüzden iyisi mi siz bir derin nefes alın. Ardından istediklerinizi kafanızda belirleyin fakat hemen adım atmayın. Yavaş yavaş mekânı zihninizde istediğiniz şekilde değiştirmeye başlayın. Her bir değişimin bir öncekiyle uyumuna dikkat ederek ilerleyin. Eğer ki zihniniz tamam diyorsa sonra aynı zihninizdeki gibi aceleye kaçmadan değişimlere adım atın. Her şeyin daha net ve daha emin adımlarla ilerlediğini göreceksiniz.

2) DENGE

Altı başlıktan ikinci bahsedeceğimiz oran ise denge. Bir mekânı dengeli tasarlanmak için kullanacağız dekorasyon malzemelerinin ağırlık, boyut gibi nicel özelliklerine dikkat etmeniz gerekmektedir. Örneğin, boyutları çok geniş olan bir L tipi koltuğu dar alanda kullanmak yerine mekân boyutlarına uygun olan koltuk tipi seçebilirsiniz. Mekânı daha geniş göstermek için duvara ayna asmanız mekâna derinlik hissi katarak daha geniş algısı verecektir. Dengeli ve konforlu mekân yaratmamanız için hiçbir engel yok. Seçtiğiniz dekorasyon ürünlerinin tek tip boyut ve renklerde olmamasına özen gösterin. Bu durumu manzaraya benzetebilirsiniz kadrajınıza aldığınız manzara fotoğrafına birbiriyle uyumlu olan farklılıklar katmanız fotoğrafı nasıl zenginleştirirse aynı şekilde mekân da güzelleştirecektir.

3) ODAK

İç mimari hakkında en önemli noktalardan bir tanesi de odak noktasıdır. İç mimaride bilindiği üzere her mekân için 3 odak ihtiyacı bulunmaktadır. Mekâna girdiğiniz zaman gözünüz odak noktaları belirler ve bu noktalara göre mekânı düzenlerseniz aynı odaya girdiğiniz zaman odak noktalar arasında gözünüz adeta süzülürcesine geçecektir. Bu odak noktalara dikkat etmek size bir mekâna nasıl değer katılabileceğini bizzat gösterecektir.

4) ZITLIKLAR

Siyahın zıttı beyaz, gecenin zıttı gündüzdür. Bunlar tam anlamıyla birbirlerine zıt karışıklardır. Fakat nasıl ki siyah bir elbisenin üzerine beyaz bir inci kolye yakışıyorsa, gecenin de en karanlık anına sabahın doğuşu yakışır.  Bir mekân içerisinde zıtlıkları kullanarak çarpıcılık katabilirsiniz. Bu şekilde tek düze ve monotonluktan uzaklaşmış göz alıcı mekânlar ortaya koyabilirsiniz. Tabi ki bahsettiğimiz diğer altın oranlara dikkat etmek kaydıyla bu zıtlıkları da bir uyum içerisinde ve ölçülü kullanmanız gerekmektedir. Aksi halde dengeyi de bozmuş olursunuz.

5) AKIŞ

Yazının bu kısmına gelene kadar uyumdan, zıtlıklara kadar birçok farklı ama çok önemli oranlardan bahsettik. Şimdi bahsedeceğimiz oran ise tüm oranların birbiri içerisinde bir bütün olmasını sağlayacak olan akış oranıdır. Bu oran sayesinde tasarladığınız bir mekân asla birbiriyle alakasız ve uyumsuz görünmeyecektir. Akış oranı için yapmanız gereken her geçişi birbiriyle eşleyerek keskin sınırlar ve farklılıklar koymadan yapmak olacaktır. Örneğin, kullandığınız bir rengi ya da deseni tekrar kullanmanız sizin akışı yakalamanızı sağlayacaktır.

01.
Copyright © 2021. Her Hakkı Saklıdır. kopyalanması, çoğaltılması ve dağıtılması halinde yasal haklarımız işletilecektir.
ÜSTE ÇIK